Bugün - 18 Aralık 2017 Pazartesi
Foto Galeri
Video Galeri
Firma Rehberi
Künyemiz
Reklamlar
Üye İşlem
 Bize Ulaşın
www.gergerhaber.net Logo
Kültür Sanat
Yaşam
Röportaj
Eğitim
Ekonomi
Sağlık
Güncel
Köyden Haberler
Politika
Adıyaman 28°C
Yazar Detayları

Tülay Demircan Koyuncu

Tülay Demircan Koyuncu - Keşke sobamız yansaydı da Yüreklerimiz yanmasaydı

Keşke sobamız yansaydı da Yüreklerimiz yanmasaydı
Yazı Tarihi: 19 Ocak 2016 Salı

 

 

Zaman hızla akarken..

Bizlerden neler götürdüğünün farkına bile varamıyoruz.

Zamana suç atarak ne kadar da günahsız

Yaşıyoruz?...

 

     Sobalarımız vardı. Üstüne güğümler koyardık. Sıcak suyumuz akmazdı. Zor geçerdi kış ayları... Kar yağışını çok severdik, birde kardan adam yapardık. Ellerimiz üşüse  bile dudaklarımızda hep bir gülümseme olurdu.

Ey gidi yıllar...nasılda akıp geçtiniz.

Akıp giderken ömrümüzden belki şartlarımızı düzeltiniz. Kocaman bir "ama" bırakarak...

Nerde şimdiki rahatlıklar.!!!

   

 Hayata yenilmiş olarak başlamamıştı...

Ama kader işte daha çok küçük yaşta yetim kalışıyla her şey değişmişti.

    

    O şimdi güçlü bir kadın, merhametli bir dost, süper bir anneydi.

    " Sabahın ayaz soğuğuna uyanırdık. Yataktan kalkıp soğuk su ile yüzümüzü yıkayacağımızı düşününce içimiz ürperirdi. "diyerek anlatmaya başlamıştı.

   Şuan kaloriferli evinde bu sohbeti yaparken, gözleri dolu dolu oldu..

   "Ne günlerdi ..."

Yaşları 50 ve üstü olanları dinlemek hep

Hüzün verir bana.

Hem ders alır hem de nasıl hayatlar yaşanmış diyerek nefes almaya çalışırım.

    Karşımda yine 70'ine merdiven dayamış çileli bir kadın oturmakta idi.

   Bir dirhem de olsa ders alma adına dinlemeliydim onu...

     Çok okuyan mı?

Çok gören mi? Bilir...

Elbette ki yaşayan bilir.

   Acı bir tecrübe, bin nasihatten daha etkilidir.

Bizler kederlerimize hayatımızın en büyük nasihati olarak bakabilirsek?..

Neler değişir yaşantılarımızda.

     Sanki hikâye edilmiş bir hayat dinler gibi

Dinlemeliyiz.

Gerçi şimdiki nesiller hikâye de okumuyor ya

Okudukları saçma sapan "aşk" romanları.

Son zamanlarda sıklıkta yayınlanan romanlar, yâda TV diziler de,

Genç beyinlere hayatı tozpembe olarak empoze etmeye çalışıyorlar.

    Zengin hayatlar...

Bir şekilde değişen mucizemi yaşamlar...

Yada yolunda gitmeyen evliliklerde boşanmalar.. Aldatmalar...

    Çile çekmek?...aaa nedir ki o?

Mecbur muyuz çekmeye?...demeyin.

Tuz acıdır değil mi?

Peki, yemek tuzsuz olur mu?

Hayatımızın tuzu hatta baharat çeşitleridir, dertlerimiz..

Halk dili ile "çileli yaşam."

Çile çekmek: kökeni tasavvuftan gelen ve ''herkesi kendinden üstün görme'' olgunluğuna erişmek üzere son derece zor şartlar altında geçirilen süre ile ilgili bir deyim.

   Eğer herkesi kendimizden üstün görürsek,

Nefsimizde kibir ve gurur barınmaz.

    "Allah'tan gelene elhamdülillah "deriz.

Bir anlık düşüncelere dalışımı narin ses tonuyla noktaladı.

Anlatmaya devam etti; bizler yine rahat hayatlar yaşadık. Ninelerimiz çok daha zor şartlarda yaşamışlar. Kışın buz gibi akan su ile abdest alırdık. Yine de namazlarımızdan vazgeçmezdik.

     Okula giderken harçlıklarımız olmazdı. Akşamdan kalan soğuk köfte ekmek(her zaman olmazdı, olunca nasıl sevinirdik) beslenme çantamızda yer alırdı.

Okula yürüyerek giderdik. Nerde servis arabaları..

Hatırladığım kadarıyla 9-10 yaşlarındaydım.   O kış annem bana çizme alamamıştı. Eski çizmemden ayağıma kar suyu giriyordu. Ama annemin alma gücü olmadığında söylememiştim. Aylarca yanıma aldığım yedek çoraplarımı okula gidince değişerek idare ediyordum. Ta ki romatizma hastalığına yakalanıncaya kadar

    Canım yengem(amcamın eşi)durumu öğrenince elimden tutmuş beraberce bana çizme almaya gitmiştik.

Bana siyah bir bot aldı. Nasıl mutlu olmuştum. Ne markası vardı. Ne de pahalıydı üstelik. Sadece ayağımı sıcak tutacaktı.

Sabah olmasını çizmelerimi giymeyi sabırsızlıkla beklerken uyuya kalmıştım.

   

      Küçük mutluluklar ile mutlu olan nesiler iken, şimdi doyumsuz insanlar halini aldık.

 

    Bir Hadis-i şerifte, (Dünyada, kalıcı değil, yolcu gibi yaşamalı! Öleceğini hiç unutmamalı!) buyuruldu.

     Aza kanaat etmeyen, çoğunu hiç bulamaz...demiş atalarımız.

 

“Ey burnu kanasa hemen kadere küsüp yüzünü ekşiten, Gülden hiç ders almıyor musun? Bütün yaprakları tek tek yolsan, gül yine de gülmekten vazgeçmez. Hem bilmez misin ki, başına gelen sıkıntılar aslında daha büyük bir sıkıntıya set olur da, başındaki belayı def eder. O halde yüzün gülsün.(Mevlana)

    Hayatımızı mutlu veya huzursuz yaşamak bizlerin elinde

    Her şeye rağmen gülümseyin

Değerli okurlarım.

Tülay Demircan Koyuncu

 

 
İletişim E-Posta: tulaydemircan@hotmail.com - Telefon:


 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu yazıya hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Yazıları

Yüreğinle Çağır da, Geleyim...
Didar-ı Mahzum olandır "Yetim"
Evet Geceye Zevdeli Yürek
Nedir bu Hazımsızlık?
Kibir Afeti ile yakma ömrünü
Yeminime değil Kişiliğime inanın
“Keçe külah etmek“ Marifet mi ?
11 Ekim Dünya Kiz Cocukları Günü imiş
Emeklerim helal di? Lakin sen ...
Vakit Sonbahar
Niyet ettim Teslim olmaya
Samimiyet ,sevdanın okyanusudur.
Belki bir sonsun Belkide bir başlangıç
Alooo Size Ne..?
Ab-ı Hayat Sana bir Çift Sözüm Var.
Kimin rızasını kazanmaya talepsiniz?
Ruhları Hapseden "Buke"
15 Temmuz Diriliş bayramımız kutlu olsun.
Ecel gelmiş baş ağrısı bahane!!
Kadere Iman, Kaderden Emin mi?
Cinsiyetiniz belli"Lut Kavminin ..."
Para ile Ne kadar Aşk satın alabilirsin ki?
Sultanı ağlatan sizler!!
Bir avuç çekirdek...
Annem babam mı? Babam annem mi
De hele Ben ne olayım?
Recep ayı ıle gelen Bahar temizliği
Yenilen pehlivan güreşe doymaz.
Son Dönemeç!!
Yüreğin Mezadı..Kaç Akçe ki...!!
Chp'li Hüsnüyü Karadeniz vurgunu yemiş.
Dikkat "Taklit İnsandır.. Sakının..!"
Bahşedilene Sunulan “ÂM Hayat“
Anlamadın ise kanını tahlil ettir
Kasimpasali Reis Yalaguz Değilsin
Bizim Boyamız Allah'in boyasidir
Nice Yıllara Kasımpaşalı Dünya Lideri"
Bizim susmamiz için Şeytanın Müslüman olması lazım
Marifet “dost olabilmek“
Organik akla"Evet"
Ey Dünya, Mutluluktan Ağlat..!
Kimler özgür!?
Niyet ettim "Sevmeye "
Biz Ayrıldık mı..!
Milletin vekillerine sevgi aşısı yapılmalı!!
Selam Olsun ,Ey Hüvel Fanilere!!
Giden 365 gün!!
Boş boş konuşmayın da!!
Engelli olmayı bizler istemedik !!!
Milli Piyango "Milli Kumar "
17Aralık..!! Tesadüf bir tarih mi?
Halep ! Dünyanın içinde bir yer mi dir!!?
Ellerimiz Yine Kenetlendi!!!
Ahlaksız Almanlar...Sabrımızı test etmeyin!!!
Hayallerin Engellerin gül bırakmalıyız..!
Yanan yüreklere ,benzin dökmeyin!!
Yasantilarimiza Yerlestirdigimiz kelimeler
Kirli eller ,bedenime dokunmasın!
Gelen Ağam,Giden Paşam!
Bu oyuna yüreklerimiz kurşun sıksın!!!
“Bir Siyah Bot“
Allahın En Değerli hediyesi“Çocuklarımız“
Gurbet ellerde Vatandan ayrı kalmak..!
Kefensiz Gömdüm Seni "Yüreğime"
Evlat ;"Canına emanettir."
Teşekkürler"Allah'ım"
Sev ama kusurları görmeden “Allah için sev“
“Aşk Olsun“
Kelebek Misali Yaşamak...
Kasımpaşalı “Tülay“
Neredesin “SAYGI“
Sadakatin ve teslimiyetin adı;"Kurban Bayram'ı"
Öylesine Yaşanmıyor ki...
Aşkın Şahidi "Bayrağım"
Merhamet Fidan'ı kampanyası!!!
İhanetin Ödülü“Teşekkürler sevdiğim“
Ana Kucağından Toprağın bağrına...
Her insanın bir dini mi var!!!
Adam mısın ....!!!
Zaman akarken...
Artık yeter!!!
Nefes Alışın , Oksijeni"Dost"
"Yüreklere ,Yazılmak İster misiniz...?"
Bir Dem dir;"Bayram"
Ebedi Mekânınız "Cehennem"dir.
Gözlerime Yaş bırakan Ülke "Etiyopya"
Kazananı Açıklıyorum;“Sevgi, Aşk “
Hoş Geldin Misafirim!!
“İftar“
Oyun Bitti, Yemedi değil mi..?
Anlatacaklarım Var, Hayat ! Dinler misin Beni?...
Cahilliğin Mayası“Önyargı“
Ah Be insan Oğlu; Bir Aynaya Baksana...
Yüreğimden Teşekkürler...Batman'lı dostlarım.
Berlin'den Siverek'e uzanan sevgi...
Anıların Sessiz Ağlayışı"Vedalar"
Çöllerin yağmuru... Yüreğimin Elzemi "Dost"
Hayallere İnanmak Lazım...
Yüreğin Çocuklar gibi Aklın Yaşlılar Gibi Olsun...“Ey İnsan“
Yüreğin Azrâili...“ihanet“
“Öfke“ Benim Kölem Olmalı...
Kalp Sorgulamadan Sevebiliyorsa?....
Nereye gidiyorsun Adınız ne..?
Bizlere Bırakın Üç günlük Dünyamızı...
Şimdilik bekle...“ey isteklerim“
Sensin Beni, Ben Yapan“Ey Et Parçası...“
Çıkarsız Seversen Beni "Gel Yüreğime"
Şişşşt “SÜKUT“...
Anne Olunca, Annemi Anladım
Kasımpaşalıyız....
Sektörlerin sevdiği gün "14 Şubat"
En Güçlü Silah "besmele"...
Kaynana, Ya da Ana…
Yanlış Yerlere Saklanmış Bir Oyun Gibidir; "HAYAT"
Candan öteye, can var mıdır?
Para mı? Aşk mı?
Keşke sobamız yansaydı da Yüreklerimiz yanmasaydı
Yaradan'a İş Buyurmak“Beddua“
Tek çaresi güçlü olma rolüyle yaşamaktı
Hayatın Şifa Kaynağı “Sabır"...
Ya konuşmayı bil, Ya Susmayı Öğren...
“Umut “Allah'tan Gelen İlhamdır...
İyilik Güzellik Sevgi Huzur Diliyorum...
Aşk'ı Torunlarımda Yaşıyorum...
Adını Sevda Bağı Koydum.
Aşk Hiç Bu kadar Güzel Girmedi Yüreklere...
Kâinatın kalp atışı “Adalet”
Yine sardı anlatılması zor duygular...
Melek Annemiz Okulumuza Hoş geldiniz.
En kolay lisan; sevgi ile gülümsemek
Hangi engel daha aciz bırakır insanoğlunu
Acizliğimize ‘mi yoksa isyanlarımıza ‘mı?
Hastane kapısının önünde beklemek..
Keşke her öğretmen maaşına değil mesleğine sevdalı olsa…
Nokta koyarsın bütün engellere “Sevebilirsen“
Damatlıgını beyaz mı aldın"Ey Ogul"
Dertler bazen şerbet olup akar yüreklerimize.
Fikirlerlerimiz ne kadar özgür?
SEN YÜREĞİMiN İMTİHANISIN“MELEĞİM“
Allah'ın 'kalbe yolladığı tılsım "vicdan"
Melekler eşliğinde vuslata yürümek
TERÖRÜN ADI "KAN"
Cennetin Yanına Cehennemi Koymuşlar!
Sultan Demircan’ı Tanır Mıydınız?
Ödülünüzü Melekler Verecek
Birbirimizi Allah İçin Sevelim, Şeytan Kaybetsin
Şehit Savaş Akyol'un Düğünü Var "Cennette"
Alman Hannah, Müslüman Olur mu?
Müslüman’ın Ramazanlaşması
Hep Sustum ..! Ama dayanamadım
Hepimiz Suçluyuz!
Sakın Keşke Demeyin
Yüreğinizin Cevabı Var mı?
Son Perde İndi, Hane Alkışlar!
Bilmem ki Nerede Benim Umudum!
Diğer Yazarlar

TYP Kapsamında Okul Güvenliği.
Gerger'e Çağrınızdır..!!
Sol Yanım..!
Yol Verin
SEVGİLİLER? GÜNÜ
Yüreğinle Çağır da, Geleyim...
Adıyaman'da neler Oluyor.?
Samsat Depremi
Av.Celal Kızılkaya Ve Anıları
Çocuk, Veli, Deli, O Kadar!

Vade Turizm..HAC & UMRE
Ulusal Gazeteler
Yazarlar 
Hava Durumu ( Adıyaman )
Bugün
18°C - 28°C
Perşembe
18°C - 28°C
Cuma
16°C - 30°C
Cumartesi
17°C - 32°C
Namaz Vakitleri ( Adıyaman )

İmsakGüneşÖğleİkindiAkşamYatsı
03:1805:1312:5516:5020:2422:09

08 Haziran 2016 Çarşamba
Röportajlar
Hasta Sedyede, Arif Şov Peşinde..!
Şimdi Kim Kazandı..? Adıyaman'da Adıyaman Belediyesinde ses sistemi ile ilgili görevli bir kardeşimiz..  İsminin Arif olduğunu öğrendiğim bu ka...
»
»
»
Tarihte Bugün
1111 - İmam-ı Gazali (rh)'nin İrtihali
Kim Kimdir
Günün Sözü
Gazabını yutucu, sır saklayıcı, ayıp örtücü ol?
(Hacı Bektaşı Veli)
Arşiv Arama
Facebook
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Reklamlar
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
0,61ms Logonuz...
google-site-verification: googleb1348143173db3dd.html