Bugün - 23 Nisan 2017 Pazar
Foto Galeri
Video Galeri
Firma Rehberi
Künyemiz
Reklamlar
Üye İşlem
 Bize Ulaşın
www.gergerhaber.net Logo
Kültür Sanat
Yaşam
Röportaj
Eğitim
Ekonomi
Sağlık
Güncel
Köyden Haberler
Politika
Adıyaman 28°C
Haber Detayları

Yüreğimdeki Gerger İstanbul’da Kaldı!

Yüreğimdeki Gerger İstanbul’da Kaldı! Bu yazımı, yüzbinlerin kendinden bir şeyleri bulacağını düşünerek bizim için hikâye; ancak yaşayan için ciğerden bir parçanın İstanbul’da toprağa bırakılıp terk edilişini kaleme aldım.

Yaşam Haberi - 12 Temmuz 2016 Salı - 16:11
Resmi büyütmek için üzerini tıklayın...


Yüreğimdeki Gerger İstanbul’da Kaldı!

Bu yazımı, yüzbinlerin kendinden bir şeyleri bulacağını düşünerek bizim için hikâye; ancak yaşayan için ciğerden bir parçanın İstanbul’da toprağa bırakılıp terk edilişini kaleme aldım.

İstanbul’a hicret eden Gergerli bir kardeşimizle tesadüfen bir arkadaşın vesilesiyle bir çay ocağında karşılaştık. İstanbul beni aldı bitirdi diyerek söze başladı.

İstanbul seni söylediğim her hikâyede zengin bir acısın.
Varlıklı bir ayrılık hikâyesisin.
Zalim bir kralsın.
Zalime liman, garibana mezarsın.
Dilini bilmem seni, kim bilir hangi lisandasın.

Atan ulu bir çınardı.
Fethin zordu; ancak Fatih’in tekti.
Sokakların faili meçhul, kaldırımların çatlak ve semtlerin ıssızdı.
Terminallerin ailesinden ayrılıp gelenlerin gözyaşı damlalarıyla ıslak ve çocuk özlemiyle yanıktır.
Köşelerde içine yağmur bulutlarını döken gariplerin hüznü var.
Yiğitlerini, gonca güllerini bir karış toprağına yar diye verip bir daha dönmeyenlerin hasreti var.
İstanbul sen fakir için hüzün kralı; dünyalıklar için günah marinasısın.
İşte böyle bir şehrin garip bir hikâyesidir Merve!

İstanbul’un muhaciriydi. Özlemle memlekete bayramlaşmaya gelme niyetindeydi.
Baba biz dört kardeşiz bize birden bayramlık alırsan maddi sıkıntı yaşarsın, her hafta birimize alırsın diyen bir aile ablasıydı.

Kızım o zaman büyükten küçüğe doğru alışveriş yapalım denildiğinde, hayır önce kardeşlerime alın en son bana alacaksınız diyen fedakâr bir kardeşti. Öyle de oldu. Önce kardeşlere alındı ve son bir kişi kalmıştı ki o da Merve’ydi.

İftarımızı yarın dışarda yapalım diyen babasına çok haklısın baba, o zaman biz şimdiden etrafı toparlayalım ki piknikten döndüğümüzde rahat edelim diyen derli toplu bir kişilikti.

Sanki hissetmişti, bayramlık olarak kefen giyeceğini. Onun için mi dedi önce küçükten başlayarak bayramlık alın? O oturma odasıyla balkonu temizleyecekti, baba ekmeğe, anne mutfağa bakacaktı. Balkonda çamaşır toplarken bütün umutlarını, hayallerini, bayramlığını, memleket hasretini yüreğine alarak maalesef İstanbul’un o kahrolası küçücük balkonundan aşağıya düştü. Biranda o sevinç ve gelecek beklentisi yapan ev; hüzün ve çığlık evine döndü. Cerrahpaşa yine mesken oldu bir garibanın ciğerine. Bir umutla yerden kaldırıldı Merve. Derin derin bakıyordu o gözyaşıyla çığlık atan babasına. Vicdansız İstanbul babamı da ağlattın dercesine.

Elini uzatıyordu annesine onun sıcaklığını son kez hissetsin diye; ancak eli Boğaz köprüsünün iki yakası gibi birbirine kavuşamadı. Körpecik Gergerli kızımız; hasreti yorgan, vefasız İstanbul’u asri vatan seçmişti. Soğuk bir yürek çarpması ve derin bir nefesten sonra; kızım sana hakkımı helal ediyorum diyen baba çığlığını ve annelik hakkım sana helaldir gül kokulu akıllı, fedakâr kızım diyen anne ağıtıyla son nefesini vermişti…

Yüreğini İstanbul’da bırakan, hayallerin yazıldığı hayat defterinin ortadan yırtıldığı, sözcüklerin tükeniği, yarınlara dönük beklentilerin bıçak sırtı gibi kesildiği, siyah beyaz bir senaryonun son şeridi geçip gitmişti.

Kanadı kırılmış kuşun çaresiz hüznünün oynandığı bir drama yine ev sahipliği yapmıştı kutsal şehir İstanbul!

Şiirin anası, fetihlerin mayası şehirden bir yıldız daha kaymıştı.

Her hayatın bir virgülü olan ve her yaşamın bir noktası bilinen umuların deniz feneri varoş şehir; yaşamların tabutu olmaya devam etti…

Martıların sesi çığlık sesine karışmış ve arkasına baktıklarında sadece kızlarının soğuk mezar taşını hatırlayacakları ölüm şehri, matem limanı, hüzün defteri, gözyaşı denizi, ayrılıklar şehri olarak hatırlayacaklardı İstanbul’u. Biz bu hikâyelerin bir kez daha yaşanmamasını dileyerek ailemize sabr-ı cemil ve kızımıza rahmet diliyoruz.

İdriseskad002@hotmail.com

 
Anahtar Kelimeler:
Kaynak / Editör: G.H.A - Abdurrahman KURTBEY

 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu habere hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Yaşam Haberleri
Gerger'de Çoban'a Araba Çarptı
Çocukların Yetim Kaldı Serhat'ım
Hasan Hüseyin Yıldırım Vefat Etti

Hasan Hüseyin Yıldırım Vefat Etti
Gerger'de Sağlık ocağında görev yapan Hemşire Bıçaklandı.
Gerger’de Silahlı Yaralama,
Bahar'ı Müjdeleyen MART
Kayyum Sonrası Cizre Sokakları
Diğer Başlıklar

Yenilen pehlivan güreşe doymaz.
OSES 2017’de Her İlde Olmayı Hedefliyor
Gerger'de Burçaklı (Mırtan) Rekor Kırdı.
%51 Ne Mesaj Verdi..?
Gerger'de Referandum Sonuçları
Adıyaman'da Tügva'dan “Evet“ Yürüyüşü
Gerger Devlet Hastanesine Çocuk Uzmanı
Adıyaman Tügva'dan İdlip Katliamına kınama
Gerger Gapspor Başarıya koşuyor

Vade Turizm..HAC & UMRE
Ulusal Gazeteler
Yazarlar 
Hava Durumu ( Adıyaman )
Bugün
18°C - 28°C
Perşembe
18°C - 28°C
Cuma
16°C - 30°C
Cumartesi
17°C - 32°C
Namaz Vakitleri ( Adıyaman )

İmsakGüneşÖğleİkindiAkşamYatsı
03:1805:1312:5516:5020:2422:09

08 Haziran 2016 Çarşamba
Röportajlar
Gerger'de Köy Korucuları Açıklandı
Gerger'de Köy Korucuları Açıklandı Gerger'de yaklaşık 40 gündür Mülakatı yapılarak Adıyaman valiliğinde onay bekleyen Köy koruc...
»
»
»
Tarihte Bugün
1920 - TBMM'nin açılışı
1920 - Hendek isyanı.
Kim Kimdir
Günün Sözü
Sakın kendisine verdiğin kıymeti sana vermeyenle arkadaş olma.
(Hz. Muhammed)
Arşiv Arama
Facebook
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Reklamlar
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
0,48ms Logonuz...
google-site-verification: googleb1348143173db3dd.html